| gözüme takılanl...'s profilegözüme takılanlar..BlogGuestbook | Help |
gözüme takılanlar..SON SARDUNYALAR..Acılara Rağmen Aşktan Vazgeçmeyiz Çünkü; Kişi yaşamalıdır aşkını ölesiye.
Hele acıysa…
Aşk girdi mi araya insan acıya da doymaz olur.
Bırakır kendini, çırpınmaz bile.
Kurtulamayacağını bilir.
Kim kurtulmuştur ki bugüne kadar aşk acısından.
Kim?
Aşk değil mi bu varsın acıtsın deriz.
Neler çekeriz, uğruna neler feda ederiz.
Ama o ne yapar, gelişinde nasıl sevindirdiyse sizi ‘sen sevin şimdi.
Nasılsa gideceğim.
Hem de öyle kaçıracaksın ki beni herkes gibi elinden acıycak sonunda canın.
Senin de…
Aşk varsa acı da vardır.’ Der.
Aşkın değişmez kuralıdır bu.
Kaybolmak istiyceksin o gözlerde ama nafile.
Oraya da zehirini salmıştır aşk.
Ama her şeye rağmen güzeldir.
Ona dokunmak, gözlerine bakmak onun için heyecan duymak...
O denilince akan sular durur.
Ordaki herkes beyaz o kırmızı olur.
Onunla konuştuklarınızı eve gelince kapıyı kapatıp çekilip odanıza bir bir tekrarlamak size en heyecan verendir.
Şunu şöyle deseydim böyle yapsaydımlar tekrarlanır durur aklınızın ondan arta kalan biryerlerinde.
Sizi sarıp sarmalar şefkatlice, yumuşacık aşk denen o hoş şey.
Mutlu olursunuz.
Gözlerinizden duygu akar…
Kulaklarınız aşk nameleri arar sürekli.
Her saniye hücreleriniz yenileniyormuş gibi hissedersiniz.
Çiçekler de bundan nasibini alır tabii.
İşte aşk bu ve bizim anlatamayacağımız ve farkına varamayacağımız hislerle doludur.
Ha sürekli yediğiniz ve annenizin şikayetçi olduğu tırnaklar da tarih olmuştur.
Çünkü aşk insanoğlunun sahip olduğu en güzel armağandır.
Her insan aşkla birlikte kendini dünyanın en şeker insanı hisseder.
Bu yüzden tüm acılara, çıkmazlara, dolambaçlara rağmen hala o en eski masalı özlemle anıyor ve yaşamaya can atıyoruz…
".......kahvaltıda bizimle birlikte kumrularda vardı...
ne onlar doydu birbirine ne biz.."
".....teninin deniz kokusu ruhuma işlemişken,
sen soğuk demirlere geri döndün;
ben eve geldim..."
Biriciğim...
SEVDA BİZE YAKIŞTI.. BEKLEMEK SANATMIŞ.. DEMİR PARMAKLIKLAR SOĞUK, AŞK SICAKMIŞ... POSTACI YOLU GÖZLEMEKMİŞ SEVDİĞİNİN KOKUSUNU DUYABİLMEK.. BEKLERİM!!!!!
Sen her akşam benimle olmalısın
Sen her sabah yanımda uyanmalısın Sen her akşam benimle olmalısın Sen her sabah yanımda uyanmalısın Asla dayanamam senin yokluğuna Hatta sen benden de hatta sen benden de Daha çok yaşamlısın Biricik sevgilim biriciğim Ömrüm oldukça seveceğim Biricik sevgilim biriciğim Can diye bir seni bileceğim biriciğim İste değişeyim kötü huylarımı İste terkedeyim sevmediğin dostlarımı İste değişeyim kötü huylarımı İste terkedeyim sevmediğin dostlarımı Dayanırım açlığa susuzluğa Yeter ki koyma sen yeter ki koyma sen Yerime başkasını Biricik sevgilim biriciğim Ömrüm oldukça seveceğim Biricik sevgilim biriciğim Can diye bir seni bileceğim biriciğim Al al iki gözümden birini senin olsun Gel yasla ruhuma yüreğini can bulsun Çok aradım çok bekledim seni Dualarımı kabul eden tanrı'ma şükürler olsun Biricik sevgilim biriciğim Can diye bir seni bileceğim biriciğim... .Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar Her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler, Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler, Bir yabancı ile konuşmayanlar. Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar, Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar. Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler, Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar, Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar. Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler Yavaş yavaş ölürler Okumayanlar, müzik dinlemeyenler Vicdanlarında hoşgörü barındırmayanlar. Pablo Neruda
YÜREĞİM NE GÜZELLİKLİK GÖRDÜNDE AŞKA HALA KOŞUYORSUN? YİNE DURDURAMIYORUM YÜREĞİMİ SIKI SIKI TUTUYORUM.. KAÇMAYA ÇALIŞIYOR. YOK YOK BU SEFER YENİLMEK YOK, KURTULUŞUN YOK YÜREK.. KAPALI ARTIK SEVDALAR SANA, HİÇ ARTIK YAKLAŞMA, YETERİNCE YANDIN YARALANDIN O KADAR ACI ÇEKTİN USLANMADIN MI?? ARTIK NEYİNİ SEVER OLDUN AŞKIN, YALANLARIMI, İHANETLERİMİ NE GÜZELLİĞİNİ GÖRDÜNKi HALA ONLARA KOŞMAYA ÇALIŞIYORSUN. BU SEFER İZİN VERMEYECEĞİM ACI ÇEKMENE ARTIK KAPALI KALACAKSINN BİR ÖMÜR BOYU....
bu gece sabaha kadar oturdum bu satırları uçurdum sana duymasan da,bilmesen de sadece sana yazdım ayrıldık diye değil olmadığından değil öylesine işte ama sanki ölesiye yazdım boğazım kurudu bazen
gözyaşlarımı gizledim satırlarımdan içtiğim sigaranın haddi hesabı yok sen de yoksun... durdum kimi zaman
her şey o kadar anlamsız geldi ki "neden"ler kurcaladı aklımı hiç birine cevap bulamadım neden geldiğin ve neden gittiğin dışında... susmalı mıyım diye geçirmedim değil aklımdan
ama susarsam bunları kim söyleyecekti susmadım,seni sana anlattım duymasan da,bilmesen de... düşün bir anneyi
sonra nasıl sarıldığını yavrucağına annem değildin ama... ama işte... sarılışın geldi aklıma
ve derin derin kokunu içime çekişim gözlerim doldu ama ağlamadım bu kez gözyaşlarım silinmeyecekti çünkü... yoktu ellerin artık,olmayacaktı... hani derdim ya;
sen olmazsan hayatımın anlamı kalmaz şimdi öyleyim işte anlamsız!!! bakışlarım susar da yiter mânâsı mânâsız!!! küllerimi savurdun defalarca ama dumansız!!! kırgın değilim,olamıyorum
kızgın da ama biricik yazık değil mi bana? Öpülmedikçe ne işe yarar dudakların? Ya kalbin… En acemisinden sev beni, en kötü günlerin için sakla benden sana kalan ne varsa, ne hüzünlerinle kardeş ol, ne sevinçlerinle dost… Veremli değilim. Yani ciğerlerime bulaşan her şey mikroplar kadar hızlı ürese de, seni kendime sakladım. Bütün izbeliğine rağmen hayata tutundum. Beni hor gören tutkularıma esir olmaktan yara almadım hiç. Ne işe yarardı ruhlarımız bu kadar yanmayı sevmeseydi eğer. İzlediğimiz yol bizleri her zaman özgür kılmıyor. Kuşların gökyüzüne neden sevdalandığını anlamak zor değil! Aslında, özgürlük de bir nevi tutsaklık belki. Tırnaklarımı söküp, altında var oluşumu arıyorum. Var oluşum en kuytu köşelerde yine. Yüzleştiklerim benden ölümüne kaçarken, yüzleşemediklerime atıyorum bütün cakalarımı. Hıçkırıklarıma yenilerini ekledim, ruhumu, boğazlanmışçasına tutsak eden her şeyi işte tam o an gördüm. Gördüklerim acılarıma uydurduğum yeni kılıflarım oldu. Kendimi özgür kılmak için ödediğim bedeller için, ne çok kılıf uydurmuştum; anladım. Belki diyorum, bakmaktan ötesidir gözlerimdeki güç. Belki de, örtülerimden vazgeçtiğim gün, gerçekten soyunmam gerekmeyecek! Tuttun mu bacağından sancının, seninle benim aramda hiçbir fark yok. Küçük düşlerin için harcadıkların var ya; büyük düşlerinin katili olacaklar, işte o zaman seyret manzarayı. Kaç kelimelik bir yaşam seninki si, bir düşün! Ne kadar cümle seni anlatmaya yeter? En iyi halle yüz sayfalık bir romansın, en kötüsüyle Cin Ali’den farkın yok. Her ikisine de ben karar vermiyorum, ederini sen belirle. Bildiklerinle bilmeyi istediklerin arasındaki fark, seni benden ve diğerlerinden ayırıyor. Tutkularından göz gözü görmüyor desem yeri var. Buharlaşıp uçman işten bile değil. Kollarını iki yana açmış sana koşmamı bekliyorsun. Eminim ki sana koştuğumda onları kapatacaksın, ne yazık ki, sana ulaşmadan. Çat kapı gelişin ve gidişin arasında yıllar var, ne nedenleri öğrenmen yaşananları değiştirebilir, ne nedenleri öğrenme arzun… Her tükeniş kendi hikâyesini anlatırmış. Senin hikâyeni mutlu sonla bitirmen elindeyken, sen kendi payına hüzünlerin gün be gün açıp boy verdiği bir bahçede yaşamayı seçtin. Dışarıda hayat devam ediyor. Sense; ölü vakitler biriktiriyorsun. Iyi kalpli yalniz bir adam bir gun bir koza bulur.
Kozanin icinde kucuk bir tirtil vardir. Adam cok sever bu tirtili. Onunla tum yalnizligini, tum sevgisini paylasir. Gel zaman git zaman tirtil buyur, guzel bir kelebek olur. Adam kelebegine hayran, birakamaz onu bir turlu. Aslinda kelebegin aklinda daglar, kirlar, cicekler vardir da kiyamaz bir turlu adama ve sevgisine, yalniz birakamaz onu. Uc gunluk omrunu sevildigi ve sevdigi yerde gecirmeye hazirdir. Ama adam bilir ki "Sevmek bazen vazgecmeyi de bilmektir." Kelebegine son kez bakar ve onu saliverir ozgurlugune, kirlarina, ciceklerine dogru... Kelebek mutlu olmasina mutludur ama hicbir meltem, hicbir cicek yapragi adamin avucunun sicakligini andirmaz. Aklinda adam, o cicek senin bu cicek benim dolasir saatlerce... Adam bir kelebege sevdali, bakip durur bosluga. Kelebekse hâlâ konacak sicak bir avuc aramakta! Boylece kelebek sunu anlar; "Bazen ait oldugumuz yer orasidir; sicak bir avuctur biliriz. Ama o yerin bize ait olma ihtimali bir hictir." Boylece adam sunu anlar: "Hicbir sevdayi yalnizca sevgiyle yasatamazsiniz. " O gunden sonra kelebek,
adama duydugu ozlemi gomecek bir dag aramaya baslar. Ama gucu tukenene dek
arayip da bulamayinca anlar ki "Hicbir dag bir ozlemi gomebilecegimiz kadar buyuk degildir. " Adamsa artik sevdasini koyar avuclarina kelebeginin yerine...... gitmek gerekiyorsa gitmelidir, gitmek gerektiginde kalmaktir yanlis olan....
bana seni unutturacak bir yer yok bu dünyada dayanmalıyım yaşamalıyım senden kalanlarla senle başladı seninle bitti göçmen kuşlar gibi bir vakitlikti benden geçti aşk benden geçti aşk gündü ağardı geceydi karardı açtığı kapıyı kendi kapattı benden geçti aşk benden geçti aşk
tesadüfler hikayesi bulduğum gibi kaybettim seni
senle başladı seninle bitti göçmen kuşlar gibi bir vakitlikti benden geçti aşk benden geçti aşk
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
|
|||||||||||
|
|